Subscribe Twitter Twitter

3 Aralık 2010

Kupa'nın Dünyası


Gayet tartışmalı bir süreç sonunda 2018 ve 2022 Dünya Kupaları ev sahiplerini buldu. Açıkçası 2018 için gönlümden İspanya & Portekiz geçiyordu. Olaya biraz sonradan dahil olan İngilizler yine en iyi becerdikleri şeyi yaptılar: topyekün lobicilik. Başbakanı, prensi, futbolcusu ve tabii ki medyası derken nereye baksak İngilizleri görür olduk. Hatta geçtiğimiz günlerde McKinsey'in oylama için hazırladığı rapor basında oldukça fazla yer aldı çünkü rapora göre İngiltere ve ABD'nin puanları 100 tam puan almıştı. Bizim medya da olaya balıklama atladı "İngiltere ve ABD favori" diye. Ancak kazın ayağı hiç de öyle olmadı. Turnuvalar, sırasıyla iki petrol ülkesi olan Rusya ve Katar'a gitti.

FIFA tek gelir kaynağı olan Dünya Kupası'nı iyice ticarete döktü. Sponsorlardan ve yayın haklarından inanılmaz para kazanıyorlar. 2006'daki turnuvadan 4 yılda 2,5 milyar $ gelir (kâr değil) elde ederken bu rakamı 2010'da 3,2 milyara çıkardılar. Tüm giderler düşülünce de sırasıyla 700 ve 200 milyar $ civarında kâr ettiler. Futbol her geçen gün daha da "lüx" bir spor haline büründükçe yayın haklarının da fiyatı artıyor, ki bu da FIFA'nın gayet işine geliyor. Sponsor gelirlerini artırmak için de onları 3 gruba ayırarak (FIFA partneri, Dünya Kupası resmi sponsoru ve ülke sponsoru) pastayı büyütmeyi amaçlıyorlar. Bu şekilde de 2014'te sponsorluk gelirlerinin %30'dan fazla büyümesi hedefleniyor. Her kupa için değişik ülkelere açılmak da bana biraz sponsorları memnun etme amaçlı gibi geliyor. Kendinizi Coca Cola CEO'su Muhtar Kent'in yerine koyun. Her turnuva öncesinde ve esnasında yüz milyonlarca insanın marka adını neredeyse kafasına kazıması işinize gelmez mi? Hele ki G. Afrika, Katar ve Brezilya gibilerinde bire bir bulunmak?


Turnuvayı düzenleyen için ise kâr etmek bu kadar da kolay değil. FIFA'nın gelirleri dikkat ederseniz direk sözleşmeye dayalı garanti gelirler. Ev sahibi ise FIFA'dan gelen 500 milyon $'lık destek dışında sadece bilet gelirlerini cebe indirebiliyor, ki bu da toplam geliri 1 milyar $'ın biraz üstüne çıkarabiliyor. Gider ayağı ise değişken. Mesela toplam yüzölçümü İzmir'den bile küçük olan Katar, 2022 için 4 milyara yakın bir bütçe ayırdı. Özellikle yazları 60 dereceyi gören sıcaklıklar için klimalı stat bile yapıyorlar!

Organizasyon olarak parmak ısırtan 2006 Dünya Kupası, yaklaşık 135 milyon € (180 m $) ile kâra geçen turnuvalara güzel bir örnek. Almanya'daki gelişmiş altyapıdan bahsetmeye gerek yok sanırım. Statları da neredeyse tamamen sponsor yardımıyla geliştirince bu pembe tablo ortaya çıktı. Şu an Bundesliga'daki tribünlerin kalitesi ve taraftarın renkliliği önemli ölçüde 2006'ya bağlı.


Genelde böyle büyük bir turnuvayı düzenlerken öncelik kâr etmek olmaz aslında. Daha çok tanıtım olsun ve turist çeksin diye beklenir. Ancak uzun vadede bunu ölçmek zor. Katar bundan sonra ne kadar turist çekecek de 4 milyar $'lık masrafı karşılayacak mesela? Geriye daha soyut faydalar kalıyor; prestij ve kısa süreli mutluluk gibi...


Bu arada Katar gerçekten de çok küçük! 11 bin 500 kmyüzölçümüyle dünyanın en küçük 69. ülkesi konumunda. Muhtemelen takımlar ve taraftarlar stattan stada yürüyerek bile gidebilir! Rusya için ise tam tersi durum söz konusu çünkü 17,1 milyon km ile dünyanın en geniş ülkesi onlar. Yine de 2018'de maçların oynanacağı statları ülkenin batı tarafında tutmaları nispeten ferahlatıcı olmuş.

0 yorum:

Yorum Gönder

ShareThis

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...