Subscribe Twitter Twitter

12 Temmuz 2011

Futbolda Temizlik Zamanı - 2


Futbolda şike operasyonu artık 10. gününü geride bırakırken beklendiği gibi 2. dalga da geldi çattı. "Emniyet"e alınan isimler ilk dalgadakileri aratmayacak cinsten, ki bunun daha ilerideki safhalarında da benzer şokları yaşayacağız gibi duruyor halen. Peki şu ana kadar geçen 10 günde operasyonun adil bir biçimde yürütüldüğünü söyleyebiliyor muyuz?

Her şeyden önce operasyonun gizliliği etik açıdan çok tartışıldı. Neredeyse Aziz Yıldırım veya olay içeriğinde adı geçen herhangi bir yöneticinin cep telefonuyla konuşurken çekilen basit bir fotoğrafı bile şikeye kanıt olarak algılanmaya başladı halk arasında. Evet ortada belge olarak kullanılan ve basına sızan fotoğraflar var. Sözde gerçekleşmiş bir sürü telefon konuşması da iddialar arasında. E peki bunlar şikeye bire bir kanıt mıdır? Veya daha iddianame bile hazırlanmamışken bunları basına sızdırıp kamuoyunu galeyana getirmek de neyin nesidir? Daha önce futbol haricindeki büyük davalarda da gördük bunu, yabancı değiliz dolayısıyla. Buyrun Emenike, Sezer, Mehmet Yıldız gibileri serbest kaldı işte. Aynı gözlüklerle bakınca gözaltındayken onlar da direk suçlu yerine konmadı mı? Halbuki gözaltına alınmak hemen karalanmak demek değildir ki serbest bırakılınca aklanmış olunsun!

Peki şimdi ne oldu? Birçoğu Fenerbahçe'nin Bank Asya 1. Lig'e düşürülmesini bekliyordu değil mi? Daha ortada somut olarak kanıtlanmış bir şey yokken takımın dağılmasını, alt ligde sürünmesini hoş görüyordu fanatik bakış açıları... Neden? Çünkü operasyon medya tarafından öyle bir sunuluyor ki sanki son kararı halk verecek! Gözaltındaki tüm şahıslar türlü türlü zan altında bırakılıyor ve halk gözünde direk suçlu ve şerefsiz damgası yemeye itiliyor. Böyle olunca halkın bu isimlere ceza istemesi doğal oluyor. Çark dönmeyince de misal Fenerbahçe'nin ligde kalışı adaletsizlik olarak algılanıyor.


Ülkede tüm futbol ortamı kaos içindeyken liglerin zamanında başlaması da ayrı bir muamma. Olay güvenilirlik meselesi de değil, ki şu durumda kimsenin uzun bir süre şike ve teşvik işlerine bulaşacağına inanmıyorum. Yine de bir taraftar olarak kim ne yaptıysa cezasını bulduğunu görmek benim sonuna kadar hakkım. Federasyon en azından soruşturma sürecinin olgunlaşmasını ve böylece savcının delilleri paylaşabileceği bir ortamın oluşmasını bekleyebilirdi. Bunun üstüne bir de soruşturmadan etkilenen takımları düşünün... Fenerbahçe, Eskişehir, İBB, Sivasspor ve son olarak Beşiktaş ile Trabzonspor...Bu takımlar lige şu an nasıl bir psikolojiyle hazırlanıyor? Bu ortamda 5 Ağustos'ta başlayacak olan ligden nasıl bir kalite bekleyebiliriz? Yine bir taraftar olarak lig kalitesini her daim yüksek görmek benim hakkım ve bunu sağlamak da Federasyon'un başlıca görevi.

Şike operasyonu şu ana dek genel olarak yönetici, menajer ve onların yakınlarına odaklandı. Ortada böyle bir pislik varsa peki sahaya nasıl yansıdı da iddia edildiği kadar organize bir suç ortamı oluştu? İşte olayın bu kısmı sanki daha yeni yeni başlıyor. Operasyon sahadakilere doğru genişlediği anda lig maçlarının oynandığını düşünün. Bir futbolcunun maçtan çıkıp, duşunu alıp Emniyet'e gittiğini düşünün. Veya bir teknik direktörün... Bir de bu ortamı görüp 'sıra bana da gelir mi, ne zaman gelir acaba?' diye düşünmekten kurtulamayan diğer meslektaşlarını... Bu ortamda kendini tamamen oyununa odaklayabilen futbolcu / teknik direktör isteyebilir miyiz şimdi?

"Marka değeri" diye bir zırva dolaşıp duruyor uzun zamandır. Geçiniz!.. O değeri bulmak için önce güvenilir bir lig ve bundan doğan kalite olacak. Kalite seyir zevkini getirecek ve Federasyon her şeyden önce bu değerleri ve adaleti koruyabilecek. Kulüpler de kendi çıkarlarından önce ligi düşünecek çünkü diğerleri olmadan kendisinin de eksik kalacağının farkında olacak. İşte "marka değeri" dediğiniz şey, tüm bunlar sağlandığı anda ortadaki malı paraya çeviren etkendir. Fazlası değil... Ama şu ortamda markayı bırakın, temelden "değer" kavramını tartışmak gerek asıl...

0 yorum:

Yorum Gönder

ShareThis

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...